Yazılımda pozitif ayrışan ülke: Pakistan - 2026/7
Yazılım Ürün Uzayı, Türkiye'de YZ Yatırımları, Doğurganlık Sorunsalı, Davos'un Dönüşü
Global İşler+ No.232 — 2026/7
Merhaba! Ben Ussal Şahbaz. Son bir haftada aramıza katılan 14 okurumuza hoş geldiniz diyorum! Böylece her hafta 10.921 okurumuzla buluşuyoruz.
Bu hafta bültenimize yazılım sektöründe dünyadaki rekabeti inceleyerek başlıyoruz. Ardından Türkiye’de yapay zekâ yatırımlarının neden ivmelendiğine bakacağız. Sonrasında tüm dünyada düşüşte olan doğurganlık oranları var. Bültenimizin sonunda ise Davos toplantılarını tartıştığımız 4X4 podcastimiz var.
Bu hafta bülteni okuyacağını düşündüğünüz birine forward edin! Haftaya 11 bin okuru geçmiş olalım.
Yazılımda ürün uzayı ve dünyadan pozitif ayrışan ülkeler: Pakistan ve Rusya
🔬 Haftanın Araştırması
Harvard Üniversitesi’nden hocam Ricardo Hausmann ve daha önce kitabından bahsettiğim César Hidalgo’nun geliştirdiği ürün uzayı metodolojisini, 2021 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı reform paketinde kullanıldığı için daha önce yazmıştım.
Ürün uzayı, ürünleri onları ihraç eden ülkelerin gelir seviyesine göre haritalandırıp, hangi ürünlerin birbirine yakın becerilerle üretildiğini anlamaya yarayan bir metot. Bu metot kullanılarak çıkarılan haritalara göre, zengin ülkeler genelde daha çok beceri gerektiren sofistike ürünleri üretiyor (tek istisna petrol zengini ülkeler).
Bir ülkenin ihraç ettiği ürün deseni zamanla gelirinin nereye gideceğini de belirliyor.
Şimdiye kadar ürün uzayı sadece sanayi ürünleri için yapılmıştı, çünkü uluslararası karşılaştırılabilir ticaret verisi sadece sanayi ürünleri için var.
César yeni bir araştırmasında ürün uzayını yazılım dünyası için yapmış. Bu kez ihracat verisi kullanmamışlar. Zira outsourcing (dış kaynak kullanımı) nedeniyle yazılımda ürünün menşesini belirlemek çok zor. Doğru düzgün veri de yok.
Bu nedenle de Github’daki kütüphanelerde hangi yazılım dillerinin beraber kullanıldığına göre oluşan kümeleri ülkelere göre haritalandırmışlar. Burada belli dillerin beraber kullanılması belli yazılım becerilerinin gelişmişliğine işaret ediyor.

Çıkan sonuçlar hiç de şaşırtıcı değil. Mesela Türkiye yazılımda da -aynı sanayide olduğu gibi- orta teknolojili bir ülke olarak çıkmış. (Bkz. B Paneli Harita)
İlginç olan veri ise sanayide yakalayamadığı sofistikasyon düzeyini yazılımda yakalayan ülkeler. Mesela Pakistan ve Rusya. Rusların yazılım konusundaki yetenekleri eskiden beri meşhurdur. (Bkz. C Paneli Grafikler)
Pakistan’ı –bu haftaki İslamabad seyahati izlenimlerim çerçevesinde—haftaya yazacağım.

Yapay zekâ yatırımları neden Türkiye’de ivmelenmiyor?
📤 Haftanın Raporu
Geçen hafta İş Bankası, Endeavor ve Startups.Watch “Türkiye Yapay Zekâ Ekosistemi” başlıklı bir rapor yayınladı. Raporda ilgimi çeken iki bulgu var:
Yapay zekâ yatırımları hızla Türkiye’den diasporaya kayıyor: Bu Doğu Avrupa’da da görülen kaçınılmaz bir trend. Çünkü yapay zekâ işi gittikçe daha sermaye yoğun hale geliyor; o kadar finansmanı bulmak da ancak gelişmiş ülkelerde mümkün.
Yapay zekâ adaptasyonunda yerli girişimlerin payı küçük: Rapor için yapılan ankete göre Türkiye’deki kurumların %53’ü yapay zekâyı iş süreçlerine adapte etmiş. Ancak, yerli girişimlerin çözümünü kullanan kurumların oranı yalnızca %6.25.
Türkiye bilişim sektörünün satın almacılarının yerli ürünleri hakir görmesi çok eski bir reflekstir. Yabancı ürün alırsanız ve bir işe yaramazsa kimse sizi suçlamaz. Yerli ürün denerseniz ve tutmazsa, kovulabilirsiniz.
Öte yandan, “Türkiye’deki kurumların %53’ünün yapay zekâyı iş süreçlerine adapte ettiğI” bana epey abartılı bir veri gibi geldi.
Yukarıdaki iki veriye bakınca Türkiye’de yapay zekâ yatırımlarının ivmelenmemesinde iki temel darboğaz var: i. finansman sorunu, ii. yerli ürüne iç talep eksikliği
Doğurmayan Türkiye: Sorun para mı, erkekler mi?
🖊 Global İşler Köşesi
Ülkemizde âdet olduğu üzere, sanki dünyada nüfus artış hızı düşen tek ülke bizmişiz gibi davranıp, kendimize aklımızca derman bulmaya çalışıyoruz. Herkesin buna dair belli bir fikri var. Bana göre öncelikle nüfus artışındaki düşüşün nedenlerini tespit etmek gerekiyor. Zira teşhis koymadan çare bulmak pek de kolay değil:
Öncelikle şunu kabul etmeliyiz; zengin ülkelerde nüfus artış hızı düşer. Dünyadaki gelişmiş ülkeleri bir araya getiren -ve hasbelkader Türkiye’nin de üye olduğu- OECD ülkeleri arasında, kadın başına doğum sayısı 2’nin üzerinde olan İsrail dışında hiçbir ülke yok.
Öte yandan çocuk sahibi olmak veya çocukların sayısı büyük ölçüde kadınlara ait bir karar. Çünkü günün sonunda çocukların sorumluluğu daha çok kadınların omuzunda. Kadınların eğitim aldıkları toplumlarda doğum oranının düşmesinin sebebi de bu.
2023 yılında Nobel İktisat Ödülü’nü alan Claudia Goldin’e göre ise Eğer bir ülke zenginleştiyse, ancak cinsiyet rolleri bu zenginleşmeye uyum sağlamadıysa, doğum oranları daha çok düşüyor.
Bunun en güzel örneği ise Akdeniz toplumları veya Asya’daki geleneksel toplumlar: “Hem zenginleşeyim hem de kendine veya çocuğa bakamayan erkeklerle toplumsal yaşama devam edeyim!”, deyince böyle oluyor.
Bu tip toplumlar kabahati her zaman bir dış faktörde arar. Mesela hayat pahalılığı.
Peki, demografik dinamiklerdeki bozulmayı nasıl toparlamalı? Bu trendin sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki etkisi nedir? Bu soruların cevaplarını ve daha fazlasını bu hafta Ekonomi Gazetesi’ndeki köşemde tartıştım.
İsrail’deki olaylardan alınacak dersler, 31 Mart 2023.
Dünyada en az göç edilmek istenen ülkede neden bu kadar çok göçmen var?, 12 Mayıs 2023.
Asya, Avrupa ve ABD’de nüfus trendleri ve Türkiye, 16 Şubat 2024.
Davos’un geri dönüşü
🎙️ 4x4 Podcast
Son yıllarda Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu, birçok kişi için bir PR alanına ya da yankı odasına dönüşmüş gibiydi. Ama bu sene tablo biraz değişti. Donald Trump’ın izlediği politikalar ve Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Amerikan siyasetine yaptığı ağır eleştirel konuşmayla, Davos tekrar gündeme oturdu. Soru şu:
Bu gerçekten bir geri dönüş mü, yoksa sadece spot ışıklarının yön değiştirmesi mi?
4x4 podcast ekibiyle bu bölümde, bir süredir “eski etkisini kaybetti” denilen Davos’un neden yeniden gündeme geldiğini masaya yatırdık.
Her Cuma sabahı e-posta kutunuza gelen Global İşler+ bülteninde teknoloji, toplum, politika kesişiminde dünyada olup bitenlerin Türkiye’ye yansımalarını tartışıyorum. Esas işim olan Ussal Danışmanlık isimli danışmanlık şirketimde, irili ufaklı teknoloji şirketlerine kamu ile ilişkiler konusunda hizmet veriyorum.
🐦 Twitter: Türkçe: @ussal / İngilizce: @ussalEN
🔗 Linkedin: @ussal
📝 Medium: Ussal Şahbaz
🎧 Global İşler+ Podcast: Apple, Spotify
🎙️ 4x4 Podcast: Spotify



















