Şam’dan bildiriyorum: Suriye’de iş yapmak mümkün! - 2025/24
2025 Savunma Gündemi, Suriye'de İş Yapmak, Sanal Bahis
Global İşler+ No.212 — 2025/24
Merhaba! Ben Ussal Şahbaz. Son iki haftada aramıza katılan 87 okurumuza hoşgeldiniz diyoruz! Böylece her hafta 10.450 okurumuzla buluşuyoruz.
Geçen sene olduğu gibi bu sene de Zafer Bayramı münasebetiyle, bülteni sevgili dostum Dr. Can Kasapoğlu’nun misafir editörlüğünde hazırladık. Kendisine 2025’teki savunma gündemine dair hazırladığı bu güzel ufuk turu için teşekkür ediyoruz.
Sonra Şam seyahatime dair izlenimlerim var. Ardından da sanal bahisin neden polisiye bir mevzu değil bir halk sağlığı problemi olduğuna dair köşe yazımla bitiyoruz. İyi okumalar!
Ufuk turu: 2025 yılının ilk yarısında savunma gündemi
👋 Konuk Editör
Askeri meselelerin uluslararası gündemi domine edildiği bir konjonktürden geçiyoruz
Rusya-Ukrayna Harbi üçüncü yılında hala devam ediyor ve dördüncü yılına da gidecek gibi görünüyor. Bir yandan insansız sistemlere dair inovasyonun ne kadar hızlı geliştiğini görürken diğer yandan da savunma ekosisteminin değiştiğini müşahede ediyoruz.
Bunun en son örneği Ukrayna’nın pembe rengi ile dikkat çeken Flamingo füzesi. Esasen, bir ton harp başlığına sahip standart bir seyir füzesi olan Flamingo, TERCOM gibi gelişmiş seyir füzesi niteliklerinden ya da düşük görünürlükten yoksun. Ve uluslararası silah piyasasında uzun yıllardır bilinen bir jet motorunu kullanmakta.
Ancak, mütevazı sayılacak bir Ukrayna firması olan Fire Point tarafından harp koşullarında geliştirilen Flamingo, Ekim ayından itibaren günde yedi adet üretilecek.
Füzenin pembe rengiyse tamamen prototip aşamasında bir üretim hatası ancak seri üretime Flamingo adıyla geçmesine de sebep oldu.
Ukrayna robotik harp pazarı da oldukça hareketli. Birçok startup, çoğu çift kullanımlı (dual use) ya da ticari teknolojilere dayanan silah sistemleri ile öne çıkarken araştırma geliştirme çalışmalarını ise mevcut harp koşullarında bizzat sahadan gelen verilerle yürütmekte. Dolayısıyla gelinen aşamada yalnız silah sistemlerinin ve konseptlerinin değil savunma ekosisteminin ve savunma sanayinde temel iş trendlerinin değiştiğini görmekteyiz.
Elbette bir diğer gelişme İran ve İsrail arasındaki çatışmanın 12 gün Savaşı olarak adlandırılan harp durumuna evrilmesi. Türkiye’nin etrafında gerek kuzeyde gerekse güneyde fay hatları patlamaya hazır durumda bekliyor. Bir kısmıysa artan bir şiddette deprem üretmeyi sürdürüyor. Türk savunma sanayii ve Türk askerî kapasitesi, NATO ittifakı içinde önemli bir rol oynamayı da sürdürecek şekilde, yüksek hazırlık seviyesinde kalmak zorunda.
Son olarak, dünyada belirleyici olan siyasi-askeri mega trendin Amerika Birleşik Devletleri ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki jeopolitik rekabet olduğunu unutmamak gerekir. Evet, bir yanda eski Sovyet coğrafyası diğer yandan da Orta Doğu olmak üzere iki parlama noktası alev almış durumda. Ama, bizi asıl “dünya savaşı” dediğimiz yere götürebilecek cephe ise Hint-Pasifik’te. Tayvan senaryosu böyle bir çatışmanın fitilini ateşleyebilir.
Bu açıdan Timothy Ditter’ın kaleme aldığı “PRC Concepts for UAV Swarms in Future Warfare” başlıklı raporunu okumanızı tavsiye ederim. 2025 yılında yayımlanan rapor, Çin kaynaklarına dayanarak ülkenin robotik sistemlere ve otonom harp kabiliyetine nasıl yaklaştığını değerlendiriyor.
Bu vesileyle tüm okurlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlarım.
Dr. Can Kasapoglu
Şam’dan bildiriyorum: Suriye’de iş yapmak mümkün!
🖊 Global İşler Köşesi
Bu hafta üç günümü Şam’da geçirdim. Kamu ile ilişkiler danışmanlığı verdiğimiz şirketlerden ilgilenebilecek olanlar için istikşafi bir gezi yaptım. Bakanlar ve üst düzey bürokratlarla temas etme imkânım oldu. Gözlemlerimi özetlemem gerekirse, evet, Suriye’de iş yapmak mümkün!
Şam’da sokaklar gece gündüz kalabalık. Şehrin farklı mahallelerinde epey gezdim. Hiçbir asayiş problemi görmedim. Gerginlik yok.
Sokaklarda oransal olarak Türkiye’den daha çok kadın var. Rejim değiştikten sonra İdlib’ten gelen asker ve polisler herkese çok nazik davranıyor; yol sorduğunuzda hemen yardımcı oluyorlar.
Söylememe gerek yok, zaten Türk olduğunuzu söyleyince herkesten büyük hürmet görüyorsunuz.
Dama Rose Oteli’nin lobisinde yanımda oturan, Almanya’da yaşayan bir Suriyeli, Google Translate kullanarak, “Türkiye’nin yardımlarını hiç unutmayacağız.” diyordu. Türkiye’de hiç bulunmamıştı.
Son dönemde Suriye’den bir çok altyapı ve gayrimenkul yatırımı haberi geliyor. Bunlardan biri de Ağustos ayı başında uluslararası şirketlerle imzalanan 14 milyar dolar büyüklüğündeki yatırım anlaşmalarıydı. İmzalanan anlaşmalar kapsamında Şam’a yeni bir havalimanı inşa edilmesi, metro hattı kurulması ve yeni AVM’ler yapılması bekleniyor.
Öte yandan bana göre Suriye’nin gayrimenkul projelerinin ötesinde yerli tedarikçilerle iş yapacak, yerli işgücüne beceri kazandıracak sanayi yatırımlarına; hizmetler sektörünü modernleştirecek kurye, e-ticaret ve dijital araç çağırma gibi teknoloji yatırımlarına ihtiyacı var.
Suriye’nin birçok teknolojide dünyaya kapalı olduğu için geri kalmış olması bazen bir fırsat da olabilir. Mesela Türkiye’de hangi mağazaya gitseniz kasada mezarlık gibi yan yana dizilmiş, farklı bankalara ait POS cihazlarını görürsünüz.
Çin, 2010’larda artık eski bir teknoloji olan kredi kartı altyapısı yerine doğrudan dijital ödemelere sıçrayıp, bu alanda dünyanın en ileri yeri haline gelmişti. Suriye de benzer sıçramalar yapabilir.
Peki, bunları yapmak için Suriye’de siyasi atmosfer uygun mu? Suriye pazarına girerken nelere dikkat etmek gerekir? Bu soruların cevaplarını ve Şam’daki gözlemlerime dair detayları bu hafta Ekonomi Gazetesi’ndeki köşemde bulabilirsiniz.
Bu vesile ile şunu da söylemek isterim: Şam’ın merkezine 15 dakika mesafede iç savaşın ilk yıllarında yıkılan mahalleleri de görme imkanım oldu. Bir enkazda, herhalde orada yaşayan çocuklardan kalma “What do you …. to do this summer?” filan yazan eski bir İngilizce ders kitabı buldum. Zaman zaman eleştiriyoruz, kızıyoruz ama vatanımızın, devletimizin kıymetini bilmek lazım.
Bu vesile ile Zafer Bayramı’nda şehit ve gazilerimizi, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ü ve kahraman silah arkadaşlarını minnetle analım!
Sanal bahis: Suç dosyasından halk sağlığına
🖊 Global İşler Köşesi
Geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz başkanlığında birçok kurumun katılımıyla oluşturulan bir komisyonun sanal bahisle mücadele eylem planı hazırlayacağı açıklandı.
Bugüne kadar sadece “Filanca sanal bahisçi gözaltına alındı!” diye polisin kafasına basarak arabaya soktuğu adamların videolarını görüyorduk.
Sanal bahis konusunda ilk kez makul bir kamu politikası yaklaşımıyla karşı karşıyayız. Zira sanal bahis polisiye bir konu değil, bir halk sağlığı problemidir.
Her şeyden önce şu tespiti yapmak gerekir: Sanal bahis bir erkek problemidir; özellikle de genç erkek problemidir. Esasen 30 yaş altı erkeklerde görülen bir meseleden bahsediyoruz.
Eskiden “ev kadınları” vardı. Şimdilerde ise ev gençleri ve ev erkekleri gündemde. Bu kişiler, genelde lüzümsuz bir üniversite diploması almış, fakat sahip olduğu becerilerle piyasada istenen beceriler arasındaki uyumsuzluk nedeniyle iş bulmakta zorlananlar.
Aşağıdaki grafik son yıllarda artan atıl iş gücü oranını gösteriyor. Pandemi sonrası atıl iş gücündeki artış biraz da kendine uygun iş bulamayıp iş aramaktan vazgeçenlerin sayısını gösteriyor. Bu oran %35’lere dayanmış durumda.
Önümüzdeki dönemde mevcut eğitim politikaları ve değişen iktisadi ve teknolojik dengeler düşünüldüğünde atıl iş gücü ile mücadele etmek daha da zor bir hal alacak.

Bu açıdan yıllardır yasa dışı sanal bahis sorununun çözümünü MASAK’a havale ettiğimiz düşünüldüğünde bu konuya daha geniş bir pencereden bakmak ve ona uygun bir eylem planı geliştirmek önemli bir adım.
Bu konuyu ve meselenin fizyolojik, sosyolojik ve ekonomik boyutlarını geçtiğimiz hafta “Sanal bahis: Suç dosyasından halk sağlığına” başlığı ile köşemde tartıştım.
Bitirirken
Malumunuz küresel ısınmanın sonucu olarak yaz mevsimi de uzuyor. Biz de bültenin iki haftada bir yayımlandığı yaz takvimini Eylül ayına kadar uzatmak kararı aldık. Bir sonraki bültenimiz 12 Eylül’de e-posta kutunuzda olacak.
🐦 Twitter: Türkçe: @ussal / İngilizce: @ussalEN
🔗 Linkedin: @ussal
📝 Medium: Ussal Şahbaz
🎧 Global İşler+ Podcast: Apple, Spotify
🎙️ 4x4 Podcast: Spotify