Yapay zekâ teknolojisindeki hızlı dönüşüm sizi ne kadar endişelendiriyor? - 2026/25
Yapay Zekâ & Toplum, Otomotiv Sektörü & İnovasyon, İsrail Siyaseti & Bibi
Global İşler+ No.249 — 2026/25
Merhaba! Ben Ussal Şahbaz. Son iki haftada aramıza katılan 32 okurumuza hoş geldiniz diyorum! Böylece her hafta 10.968 okurumuzla buluşuyoruz.
İsrailli arkadaşlarımın olduğu bir WhatsApp grubundan geçtiğimiz hafta sonu şöyle bir mesaj geldi: “Bu kez komutan, Bibi’yi yenebilir.” Başka bir İsrailli arkadaş cevap yazdı: “Yirmi yıldır hep ‘komutan Bibi’yi yenebilir’ diyorsunuz ama olmuyor!”
27 Ekim’de İsrail’de parlamento seçimleri var. İsrail için değil, tüm Orta Doğu için de kritik öneme sahip. Mevcut Başbakan Benjamin Netanyahu (Bibi), İran Savaşı’ndan sonra boşta kalan “ezeli düşman” kotasını doldurmak için Türkiye’ye sardırdığından bizim de yakından takip etmemiz gereken bir süreç.
Ben de bu hafta ve geçen hafta köşe yazılarımda İsrail siyasetini inceledim. Eskiden, İsrail’in teknolojideki başarısının ileride bölgede barışın kök salmasına katkıda bulunacağını düşünürdüm. Halbuki görünen o ki, tam tersi oluyor. Teknoloji, insanları bir araya getirmek yerine ayrıştırıyor.
İsrail’in kendi içindeki ayrışmaların derinleşmesinden bahsediyorum. Şu an İsrail’in teknolojiyle iç içe olan, bu işten para kazanan küçük bir kesiminin ülkeyi yöneten çoğunlukla alakası kalmamış durumda. İsrail ile ilgili, aşağıda linklerini verdiğim eski yazılarımla birlikte okursanız, bültenin sonunda yer alan iki köşe yazısı bu ayrışmanın küresel siyasete etkilerine ışık tutuyor.
Ama önce iki enteresan teknoloji içeriği var: Birincisi, “Yapay zekâdan endişeleniyor muyuz, yoksa heyecanlanıyor muyuz?” sorusunun cevabı. Türkiye’nin yeri, küredeki diğer ülkelerle karşılaştırıldığında fena değil! İkincisi, Avrupa’nın krizine otomotiv sektöründen bir bakış.
Keyifli okumalar!
Yapay zekâ teknolojisindeki hızlı dönüşüm size ne hissettiriyor?
🔬 Haftanın Araştırması
Ipsos tarafından Haziran ayında yayımlanan bir araştırmada katılımcılara “Yapay zekâ sizi endişelendiriyor mu, yoksa heyecanlandırıyor mu?” diye sorulmuş.
2022’de ChatGPT halka açıldığından beri IPSOS bu çalışmayı düzenli olarak yapıyor.
32 ülkede 23 binden fazla kişi ile yapılan araştırmanın sonuçlarına bakınca, cevapların gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında ayrışmaya başladığı görülüyor.
Türkiye Asya ülkelerine yakın duruyor. Hem heyecanlı hem de biraz endişeli!
Yapay zekâ konusunda en rahat olanlar ise Japonlar ve İsrailliler!
Öte yandan katılımcıların %62’si son bir senede yapay zekânın yaptıkları işlerde kendilerine zaman kazandırdığı konusunda hemfikir.
Bu konuda Türkiye’de bu soruya olumlu yanıt verenlerin sayısı dünya ortalaması ile aynı. Çin’de ise katılımcıların %90’ı yapay zekânın kendilerine zaman kazandırdığını söylemiş. Almanların ise yalnızca %38’i bu konuda olumlu yanıt verirken, %54’ü yapay zekânın kendilerine pek de zaman kazandırmadığını belirtmiş.
ChatGPT’nin kazananları ve kaybedenleri, 1 Mart 2024.
Yapay zekâ çağında üniversite tercih rehberi, 17 Temmuz 2026.
Avrupa’nın neden Tesla’sı yok?
📊 Haftanın grafiği
Avrupa’da otomobil sektörü ciddi bir kavşakta. Volkswagen önümüzdeki dönemde 50 bin kişiyi işten çıkarmayı ve bazı fabrikalarını kapatmayı tartışıyor.
Ancak bu durum küresel ölçekte otomobile olan talebin azalmasından değil de Avrupalı şirketlerin elektrikli araç furyasına ayak uyduramaması ve Çin ile rekabette zorlanması ile ilgili.
Çin ile rekabet konusuna gelince, Amerikalı Tesla’nın bu konuda Avrupalı şirketlerden daha iyi bir pozisyonda olduğu da ortada.
Ama mesele sadece otomobil sektörü ile ilgili değil. Avrupa inovasyon konusunda rekabette geri kaldıkça, bu pazar payını daraltmakta ve kişi başına düşen gelirin geriye düşmesine neden olmakta.
İşin ilginç yanı, inovasyondaki geri kalma otomobil gibi bir zamanlar lider oldukları sektörde bile bir realite haline dönüşmüş durumda.
Pieter Garciano, bazılarının enerji maliyetlerini, vergileri, çıkar gruplarını ve yeşil dönüşüm politikalarını bu konuda suçlamalarına rağmen, asıl sorunu Avrupa’da emek piyasasının ABD’ye göre daha az esnek olmasına bağlıyor.

Bu konuda unicorn sayısı ile işten çıkarma maliyeti arasındaki korelasyonu inceleyen Dealroom CEO’su Yoram Wijngaarde, örneklemi küçük olsa da aşağıdaki grafiğe bakarak Garciano’nun haklı olabileceğini düşünüyor.

Bibi’nin puroları ve İsrail siyasetinin geleceği
🖊 Global İşler Köşesi
1976’da, bir haziran gecesi, küçük bir İsrailli komando timinin Uganda’nın başkenti Entebbe Havaalanı yakınlarına gizlice indikleri yerde, kendileri için Mossad’ın önceden ayarladığı, dönemin Uganda devlet başkanı İdi Amin’in limuzininin bir benzeri onları bekliyordu.
Komandolar bu limuzine binip havaalanına doğru yola çıktı. Filistinlilerin kaçırdığı İsrail Havayolları El Al’a ait bir uçak günlerdir havaalanında rehin tutuluyordu. İsrailli komandolar, İdi Amin’in havalimanına geldiğini zanneden kapıdaki güvenlik görevlilerini kandırıp içeri girmeyi başardılar.
Ancak sonrasında çıkan çatışmada komando timinin lideri silahı teklediği için öldürüldü. Rehineler kurtarılırken, operasyon esnasında öldürülen Yonatan Netanyahu İsrailliler için kahraman olarak tarihe geçti.
Benjamin Netanyahu, ABD’de MIT’de üniversite eğitimini tamamladıktan sonra, 1979’da ağabeyi Yonatan’ın adına “Yonatan Enstitüsü” adlı bir düşünce kuruluşu kurdu ve bu kurumu kendisi için önemli bir siyasi platforma dönüştürdü.
Bibi’nin en büyük meziyetlerinden biri de Amerikan siyaseti üzerindeki nüfuzu oldu. Esas yaptığı iş ise ABD’nin İsrail’e desteğini geleneksel Yahudi lobisinin ötesine taşıması oldu
ABD’de kendine isim yaptıktan sonra İsrail siyasetine girdi. 1996’daki seçimlerde Filistin lideri Yaser Arafat ile birlikte Nobel Barış Ödülü’nü almış olan Şimon Peres’i yenerek ilk kez başbakan oldu.
1996’dan beri aralıklarla 17 sene başbakanlık yaptı. Fasılalarla dahi olsa, Vladimir Putin’den bile önce iktidara gelmiş ve hâlâ pozisyonunu koruyabilen az sayıda dünya liderinden biri.
Şimdi ise Bibi’nin önümüzdeki seçimlerde iktidardan düşebileceği ihtimali masada. Ancak Bibi daha önce de seçimlerden birinci çıkamasa da her türlü ilkesinden ödün verip koalisyon kurabildiğini göstermişti.
Bibi’yi geleneksel bir siyasetçi pragmatizminden daha da uzaklaşarak ilkesiz olmaya mecbur kılan bazı kişisel nedenler söz konusu. Burada Bibi’nin puro düşkünlüğü devreye giriyor!
Uzun süredir yargı sürecinde olan yolsuzluk dosyalarına göre Bibi, İsrailli iş insanlarına yaptığı kıyaklar karşılığında puro almış. Hediye edilen bu lüks puroların değerinin 200 bin doları bulduğu iddia ediliyor. Bibi hakkında yolsuzluk soruşturması başlatıldığından beri araya COVID-19, savaşlar ve türlü türlü siyasi entrikalar girdi.
Bibi, doğal olarak, başbakanlığı kaybetmesi halinde hapse girmekten korkuyor. O yüzden iktidarda kalmak için yapmayacağı bir şey yok.
Bahsettikleri komutan İsrail’in eski genelkurmay başkanı Gadi Eisenkot. 27 Ekim’de İsrail’de yapılacak seçimlerde Bibi’nin karşısına çıkacak. Bu seçimler Türkiye açısından da önemli. Çünkü son aylarda İran’dan boşalan İsrail’in ebedi düşmanı kontenjanını doldurmak isteyen Bibi, Türkiye’ye sardırdı.
Gadi Eisenkot, İsrail’de tanınan bir siyasetçi değil. 2019’a kadar ülkenin genelkurmay başkanıydı. 2023’te Bibi’nin savaş kabinesine girdi; fakat kısa süre içinde ortaya çıkan bir anlaşmazlık nedeniyle kabineden ayrılarak kendi partisini kurdu.
İsrail siyasetini yakından takip edenlere göre Eisenkot’un önümüzdeki seçimlerde üç büyük avantajı var:
Eisenkot, eski bir komutan ve İsrail’in son 40 yıldaki sekiz başbakanından üçünün eski komutan olduğu düşünüldüğünde, askeri geçmişi kendisi için önemli bir avantaj.
Eisenkot Mizrahi Yahudileri’nden ve 1980’lerden beri ülke siyasetinde belirleyici olan grup Mizrahiler. İsrail 1948’de kurulduğundan beri ülkedeki en büyük siyasi ayrım Avrupa kökenli Aşkenaz ve Ortadoğu kökenli Mizrahi Yahudileri arasında.
Üçüncüsü, Eisenkot’un oğlu son Gazze Savaşı’nda askerliğini yaparken öldürülmüş. Oğlunu yeni savaşta kaybetmiş bir emekli genelkurmay başkanı olarak iki devletli çözüm ve barış çağrısıyla seçime girebilecek kredibiliteye sahip.
Eisenkot’un hem Aşkenaz/seküler tabandan, hem de savaştan bıkan Mizrahi tabandan oy alması bekleniyor. Anketlere göre Eisenkot’un partisi Yashar son düzlüğe girerken Likud ile başabaş gidiyor.
Eisenkot seçimi sandıkta kazanıp masada kaybedebilir. Üstelik karşısındaki Bibi, İsrail tarihindeki en önemli politikacılardan biri.
Eisenkot’u ve İsrail siyasetinde yükselen muhafazakâr siyaseti merak ediyorsanız, geçtiğimiz hafta Ekonomi Gazetesi’nde yayımlanan köşe yazımı okuyabilirsiniz.
Bibi’nin iktidara gelişinin ardındaki dinamiklerin detaylarını ve önümüzdeki seçimlere doğru nasıl bir strateji izleyeceğine dair senaryoları da bu haftaki köşe yazımda tartıştım.
İsrail’in sırrı: Daha iyi yapay zekâ değil, daha çevik sistem, 10 Nisan 2026.
İsrail’deki olaylardan alınacak dersler, 31 Mart 2023.
Bitirirken…
Malumunuz, Temmuz ayı başından itibaren yaz uygulamasına başladık. Her sene olduğu gibi bu sene de yaz döneminde sizlerle iki haftada bir buluşacağız. O nedenle 14 Ağustos’ta tekrar buluşmak dileğiyle…
Her Cuma sabahı e-posta kutunuza gelen Global İşler+ bülteninde teknoloji, toplum, politika kesişiminde dünyada olup bitenlerin Türkiye’ye yansımalarını tartışıyorum. Esas işim olan Ussal Danışmanlık isimli danışmanlık şirketimde, irili ufaklı teknoloji şirketlerine kamu ile ilişkiler konusunda hizmet veriyorum.
🐦 Twitter: Türkçe: @ussal / İngilizce: @ussalEN
🔗 Linkedin: @ussal
📝 Medium: Ussal Şahbaz
🎧 Global İşler+ Podcast: Apple, Spotify
🎙️ 4x4 Podcast: Spotify






