Global İşler+ No.257 — 2026/33
Merhaba! Ben Ussal Şahbaz. Son bir haftada aramıza katılan 11 okurumuza hoş geldiniz diyorum!
Bu hafta bültenimize küresel ekonomideki artan kırılganlıklarla başlıyoruz. Yapay zekânın ekonomik büyüme üzerindeki olumlu etkilerini beklerken, yapay zekâ şirketlerinin gelecekte elde etmeyi umarak yaptığı milyarlarca dolarlık yatırımlar, özel sektör ve kamu için borçlanma maliyetlerini de yükseltiyor. Kıyamet alametleri belirmiş olabilir!
Ardından değerli dostum Can Selçuki, son dönemdeki telefon ve bilgisayarlardaki artan maliyetlere dikkat çekiyor. Son olarak ise gig ekonomisinin Brezilya ve Çin’deki istihdam trendlerini nasıl şekillendirdiğine bakacağız.
İyi okumalar!
Küresel ekonomide kıyamet alametleri ve Türkiye
🖊 Global İşler Köşesi
Dünya ekonomisindeki işler pek iyi gitmiyor. Geçen sene bunun nedenlerini ele aldıktan sonra önümüzde üç seçenek olduğunu söylemiştim:
Hükümetlerin yüksek enflasyonla borçları eritmesi
Yapay zekâ ile verimliliği artırıp toplam geliri yükseltmek
Yeni bir küresel krize hazırlıklı olmak
O zamandan beri devletlerin ve özel sektörün borçları daha da arttı ve yapay zekânın verimlilik üzerindeki etkilerinin görülmesi hâlâ bekleniyor. Bildiğiniz gibi yapay zekâ teknolojisi maliyetli bir yatırım.

Sadece 2026’da ABD’deki büyük teknoloji şirketlerinin sermaye yatırımı taahhüdü 600-700 milyar dolardı. Yıl başından bu yana 250 milyar dolar borç almışlar.
UBS’e göre, bu şirketlerin toplam borç stoğu 3 trilyon doların üzerinde.
Finansman kaynaklarının yapay zekâ teknolojisine akmasının temel sonuçlarından biri de özel sektörün diğer alanlarında faaliyet gösteren şirketlerin finansmana erişiminin de bu durumdan olumsuz olarak etkilenmesi.

İsviçre’nin Basel şehrinde, “merkez bankalarının bankası” olarak bilinen BIS diye bir kurum var. İşleri, küresel piyasalardaki riskleri takip etmek. BIS bu sene iki kez “yapay zekâ işlerindeki borçlanmaya dikkat edin!” diye rapor yayımladı.
Bu rapora da bakınca mevcut durum, 1999’daki dot.com veya 2008’deki finansal kriz öncesi durum ile büyük benzerlikler taşıyor.
2008 krizinde Amerikan hükümeti General Motors gibi birçok özel şirketi kurtarmıştı. “Ne olacak, yapay zekâşirketlerini de kurtarır!”, diyebilirsiniz. Ama durum pek de öyle değil:
Herkes bu şirketlerden nefret ediyor. Şu an Amerikan seçimlerinde en popüler konu “aman bizim mahallemize veri merkezi yapılmasın da elektrik fiyatları artmasın” tartışmaları.
2024’te ilk kez Amerikan devletinin faize ödediği para, savunma harcamalarını geçti.
Dünya ekonomisindeki kırılganlıklara Çin’in bir çare olmasını beklemek de pek gerçekçi değil. Çünkü Çinli şirketleri sübvanse eden ekonomi politikası nedeniyle Çin’de de şişen bir borç balonu var.
Öte yandan, tek çocuk politikası nedeniyle ülkedeki nüfus küçülürken, yaşlanan nüfus 2040’lar sonrası Çin için yeni sorunlar doğurabilir.
Xi Jinping yönetimi ise böyle bir ortamda iç tüketimi artırarak ekonomiyi canlandırmayı hedefliyor. Ama toplumsal mühendisliğin bir sonucu olan demografik dinamikler düşünüldüğünde, bu da pek kolay değil gibi.
Peki, tüm bu gelişmeler Türkiye açısından ne ifade ediyor? Bu konuyu bu hafta Ekonomi Gazetesi’ndeki köşemde tartıştım.
AI debt nerves trigger race for default insurance in case boom turns to bust, FT.com, 21 Ekim 2026.
Niall Fegusson (et.al.), Empires of AI: The Rise and Fall of a New Global Order, Foreign Affairs, 20 Ekim 2026.
Ruschir Sharma, The Global AI Bust: What Will Survive When the Boom Ends, Foreign Affairs, 13 Ekim 2026.
Daha pahalı bilgisayar ve telefonların müsebbibi yapay zekâ mı?
👋 Konuk yazar - Can Selçuki
Bizler yapay zekâ teknolojisinin orta-uzun vadede ekonomi üzerindeki etkisini tartışırken, bu alandaki büyük ölçekli yatırımlar çok daha yakın bir yerden bizi etkilemeye başladı: milyarlarca dolarlık yatırımlar, cep telefonları ve bilgisayarların fiyatlarının yükselmesine neden oluyor.
Bu durumun nedeni telefonlarımızdaki yapay zekâ uygulamaları değil. Esas sebep, yapay zekâ şirketleriyle tüketici elektroniği üreticilerinin sınırlı üretim kaynakları için rekabet etmeleri.
Yapay zekâ modellerini eğiten işlemcilerle telefonlarımızdaki çipler aynı değil. Ancak bunların üretiminde kullanılan ileri teknolojilerle, özellikle bellek üretim kapasitesiyle önemli bağlantılar var.
Samsung, SK Hynix ve Micron gibi firmalar, üretim kapasitelerinin giderek daha büyük bir kısmını kârlılığı yüksek yapay zekâ sunucularına yönlendiriyor. Çip üretim kapasitesini ise kısa vadede artırmak mümkün olmadığı için tüketici elektroniği için yeterli miktarda yarı iletken üretilemiyor.
Burada ekonominin temel prensiplerinden biri devreye giriyor: Arz kısa vadede sınırlı olduğunda, en yüksek fiyatı ödemeye hazır olan müşteriler avantaj kazanıyor.
Yukarıdaki tabloya bakınca, 2025’ten itibaren yükselen fiyat trendi görülüyor. Bu durumun tüketiciye yansıması şimdiden görülüyor:
Gartner’ın Şubat 2026 tahminine göre, bilgisayar fiyatlarının %17, akıllı telefon fiyatlarının %13 artması bekleniyor.
Aynı araştırmaya göre, küresel bilgisayar satışlarının %10,4, akıllı telefon satışlarının %8,4 azalacağı öngörülüyor.
Counterpoint Research’ün Ağustos 2026 araştırmasına göre, artan bellek maliyetleri özellikle düşük fiyatlı telefon üreticilerini zorluyor.
Türkiye açısından mesele yalnızca daha pahalı telefonlar değil. Bütçesi sınırlı olan tüketici, telefonuna veya bilgisayarına daha fazla para ayırdığında, diğer harcamalarını kısmak zorunda kalabilir. İkinci el ve tamir piyasalarının büyümesi de bu sürecin olası sonuçlarından.
Burada ilginç bir ekonomik çelişki var. Yapay zekânın gelecekte sağlayacağı verimlilik kazanımlarını henüz tam olarak bilmiyoruz. Ancak bu yatırımların bazı maliyetlerini tüketiciler şimdiden üstlenmeye başlıyor.
Brezilya ve Çin’de gig ekonomisi istihdamda lokomotif rolü oynuyor
🗞️Haftanın Haberi
Bu hafta Financial Times’ta yayımlanan bir haber gig ekonomisinin, 2,6 trilyon dolar büyüklüğünde gayrisafi yurt içi hasılaya sahip olan Brezilya’daki istihdam dinamiklerini nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyordu.
Bildiğiniz gibi, gig ekonomisi bağımsız çalışanların ve yüklenicilerin kısa süreli, proje bazlı veya tek seferlik işler üzerinden gelir elde ettiği esnek çalışma sistemine verilen ad.
Brezilya’da 2 milyona yakın insan Uber için sürücü veya hızlı teslimat uygulamaları için kurye olarak çalışıyor. Bu rakam, ülkedeki istihdamın %2’sine denk geliyor.
Bu olguya Brezilya’da isim bile bulunmuş: Uberização yani “Uberizasyon” ya da “Uberleşme”.
Makaleye göre platform hizmetleri işsiz kalan birçok Brezilyalı için bir tür işsizlik sigortası gibi çalışıyor.
Brezilya’da bir tür sosyal güvenlik ağı rolü oynayan gig ekonomisi, vatandaşların yaşamlarını idame ettirmesine yardımcı olsa da düşen işsizlik rakamlarına rağmen toplumda bir memnuniyetsizlik de söz konusu.
Bu da vibecession kavramı ile açıklanıyor. 2022’de Amerikalı ekonomi yazarı Kyla Scanlon tarafından ortaya atılan bu kavram, kısaca “kağıt üzerinde büyüyen ama his olarak krizde gibi hissettiren” bir ekonomik durumu özetliyor.
Brezilya’daki başkanlık seçimlerinde ilk turda bu ay iktidardaki Lula’nın popülist, aşırı sağcı aday Flávio Bolsonaro’nun gerisinde kalmasının da bunun bir göstergesi olduğu belirtiliyor.
Bakalım haftasonu gerçekleşecek ikinci tur seçimlerinde ne olacak? Ufak bir not, aşırı sağcı aday Flávio Bolsonaro, bir önceki Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu.
Bu arada, gig ekonomisinin küresel bir trend olarak önemli bir gelir kaynağı haline geldiğini gösteren örneklerden biri de Çin. Ülkede esnek çalışma modeliyle istihdam edilenlerin sayısının 2026’da 320 milyona ulaştığı tahmin ediliyor.
Ancak kısa vadede gelir yaratma sorununu çözse de sosyal güvenlik konusundaki alanların bu sistemde büyük oranda açıkta kalması Çin’de de bir sorun olarak belirtiliyor.

Bitirirken…
Önümüzdeki hafta 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Cumhuriyetimizin 103. yıldönümünü şimdiden tebrik ederim. Bu vesileyle bir hafta bültenimize ara vereceğiz. 6 Kasım’da tekrar buluşmak üzere.
Her Cuma sabahı e-posta kutunuza gelen Global İşler+ bülteninde teknoloji, toplum, politika kesişiminde dünyada olup bitenlerin Türkiye’ye yansımalarını tartışıyorum. Esas işim olan Ussal Danışmanlık isimli danışmanlık şirketimde, irili ufaklı teknoloji şirketlerine kamu ile ilişkiler konusunda hizmet veriyorum.
🐦 Twitter: Türkçe: @ussal / İngilizce: @ussalEN
🔗 Linkedin: @ussal
📝 Medium: Ussal Şahbaz
🎧 Global İşler+ Podcast: Apple, Spotify
🎙️ 4x4 Podcast: Spotify





