Savunma sanayii: Yapay zekâ mı, yoksa daha çevik bir ekosistem mi? - 2026/13
Ankara, Savunma Sanayii, Körfez Ekonomisi, Tahmin Piyasaları
Global İşler+ No.238 — 2026/13
Merhaba! Ben Ussal Şahbaz. Son iki haftada aramıza katılan 21 okurumuza hoş geldiniz diyorum! Böylece her hafta 10.933 okurumuzla buluşuyoruz.
Bu hafta bültenimize Türkiye’de teknolojik gelişmişlik alanında şehirlerimizin ne durumda olduğuna bakıyoruz. Bunun için Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) hazırladığı İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi başlıklı raporunu inceleyeceğiz. Bu raporu incelemenizi mutlaka tavsiye ederim. Zira ASO’nun raporu gerek kullandığı dil gerekse de çıktıları açısından oldukça dikkat çekici. Çalışmanın çıktıları akademi, siyaset ve özel sektör açısından önemli tespitler içeriyor. Bu raporun ardından savunma sanayisindeki teknolojik dönüşüm trendlerini İsrail örneği üzerinden ele alacağız ve “İsrail bu alanda nasıl başarılı oldu?” sorusuna yanıt arayacağız. Sonrasında ise İran’daki savaşın ardından Körfez ekonomisine dair görüşlerim var.
İyi okumalar!
Ankara teknolojik gelişmişlik sıralamasında Türkiye’de birinci
📤 Haftanın Raporu
Arada bir yazıyorum. Memleketin diye söylemiyorum; Ankara çok özel bir yer. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin ekonomik kalkınmasının motoru olacak. Bununla ilgili bir delil de Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi raporundan gelmiş.

Rapordaki endekste Ankara birinci çıkmış. Ama birazdan anlatacağım üzere çalışmada iller geniş ve güzel bir veri seti ile mukayese edilmiş. Yani Ankara Sanayi Odası kendi şehrine torpil yapmış değil.
Eskişehir ve Kocaeli tahmin ettiğim gibi ilk 4’te. Ancak 2024’e göre bu sene aldıkları skorlarla küme düşmüşler. Raporda şöyle deniyor:
Bu durum, geleneksel sanayi üretiminin artık tek başına teknolojik liderliği korumaya yetmediğini; dijital dönüşüm ve nitelikli insan kaynağına yatırım yapmayan sanayi merkezlerinin rekabetçiliklerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir.
İzmir’in durumuna ise üzülüyorum. Bu kadar potansiyeli olan bir şehir maalesef küçük kalmaya mahkum aile işletmelerinin elinde dünya ve Türkiye ekonomisinin gerisinde pozisyonlanıyor. İklim ve eskiden gelen ticari geleneğin sağladığı varlık gibi pozitif unsurlar ironik biçimde İzmir’in aleyhine çalışıyor.
Raporda teknolojik gelişmişliği ölçmek için kullanılan kriterlere yakından bakalım. Burada patent gibi teknolojiyle ilgili değişkenlerin yanısıra “Yaşam Kalitesi ve İş gücü Çekiciliği Değişkenleri” de var. Mesela,
Bin kişi başına eğlence, kültür ve spor yeri alanı
18 yaş üstü yüz kişi başına düşen mekân sayısı
Sıkıcı yerlerde kreatif işler gelişmez!
Ankara’nın başarısının sırlarından biri de savunma sanayii. Hem başkent olduğu yani müşteri burada olduğu için hem de üniversitelerin etkisiyle Ankara, Türkiye’de savunma sanayiinin beyni haline gelmiş durumda.
Türkiye ortalamasında kilogram başına ihracat değeri 1,57 dolar seviyesindeyken, savunma ve havacılık sanayiinde bu değerin 65 doları aşıyor.
2015-2019 ile 2020-2024 dönemleri karşılaştırıldığında, Türkiye’nin silah ihracatı %103 gibi çarpıcı bir oranda artarken, aynı dönemde silah ithalatı %33 azalmış.
Raporun savunma sanayii bölümünü okumanızı özellikle öneririm. Daha önce üzerinde durduğumu ikili kullanım teknolojilere mesela Ankara’dan şöyle örnekler var:
COVID-19 pandemisi, Türk savunma sanayiinin kriz anında endüstriyel seferberlik yeteneğinin en net kanıtı olmuştur. BIOSYS firması tarafından tasarlanan yerli solunum cihazı (Biyovent), seri üretim altyapısı eksikliği nedeniyle hayata geçirilemiyordu. Bu noktada savunma sanayii devleri devreye girdi: ASELSAN elektronik kart ve test yeteneklerini, BAYKAR yazılım ve sistem mühendisliği birikimini, ARÇELİK ise seri üretim bandını bu proje için seferber etti. Bu iş birliği sayesinde, rekor bir sürede seri üretime geçilerek 20.000’den fazla cihaz üretilmiş ve 30’dan fazla ülkeye ihraç edilmiştir.
Savunma sanayiinde bugüne kadar hep askeri teknolojilerin sivil alana aktarılarak ticarileştirilmesini konuştuk. Şimdiki trend ise sivil teknolojilerin askeri alana aktarılması.
Mesela İsrail bu konuda çok başarılı. Son zamanlardaki askeri galibiyetlerini de buna borçlu. Aşağıdaki köşe yazımda bu konuya biraz daha yakında bakıyorum.
İsrail’in sırrı: Daha iyi yapay zekâ değil, daha çevik sistem
🖊 Global İşler Köşesi

Yapay zekâ savaşını en iyi teknolojiye sahip olan değil, sahadaki problemi en hızlı çözüme ulaştıran kazanıyor. Bunu en iyi yapan ülkelerden biri de İsrail.
Ancak, İsrail’in başarısının sırrı teknoloji değil; askerlik, startuplar ve büyük teknoloji şirketleri arasında kesintisiz dönen hızlı bir makine kurmuş olması.
Örneğin, Facebook’un global güvenlik işinin başındaki kişi olan Guy Rosen askerliğini İsrail askeri istihbarat birimi 8200’de yapmış. Burası İsrail’de tüm lise öğrencilerinin askerlik yapmak için can attıkları bir birim.
Çünkü üç senelik askerliğin ardından iyi bir üniversiteye girip, mühendislik okuyup sonrasında hemen İsrail’in renkli teknoloji dünyasına katılabiliyorsunuz.
Genelde İsrail’de başarılı olan şirketler ardından Amerikan teknoloji şirketleri tarafından satın alınıyor. Mesela Google’ın 32 milyar dolara satın aldığı ve bugün Google Maps’te ne kadar trafik olduğunu görmemizi sağlayan teknolojiyi geliştiren Wiz’in kurucusunun da yolu 8200’den geçmişti.
Geleneksel olarak bize öğretilen şey, askeri teknolojilerin sivil teknolojilerin önünü açtığı. Ama İsrail’de son dönemde savunma sanayisindeki yaklaşımlarından biri de sivil alandaki teknolojilerin askeri teknolojilere uyarlanması. Bunun bir örneği de Hamas’ın İran’ın geliştirdiği Shahed modeli kamikaze İHA’larını kullanmaya başladığı zaman geliştirilen çözüm:
İsrail silahlı kuvvetleri, İsrail’deki bir startupın otonom arabalar için geliştirdiği kamera ve sensör ürününü kamikaze İHA’lara karşı kullanmak üzere drone savarlara 3 günde adapte etmişti.
Tabii, bu işleri yapabilmek için silahlı kuvvetler ve teknoloji şirketlerinin birbirlerinin içine gömülü çalışması gerekiyor.
İsrail bu işlerde kullanılan teknolojilerin çoğunu kendi üretmiyor. Zaten marifet her teknolojiyi kendin geliştirmek değil; asıl marifet en uygun teknolojileri hızla savaş alanında uygulayacak şekilde bir araya getirebilmek.
Bunun için güvene dayanan doğru ilişki ağları, risk iştahı, hızlı satın alma ve karar alabilme kapasitesi lazım.
Aynı zamanda dikey yapılanmış devasa şirketlerin yanında akışkan/çevik yapıya sahip startuplara da yer açmak gerekiyor.
Peki, İsrail hangi sivil teknolojileri hangi savaş alanında nasıl kullanıyor? Dünyada savunma sistemleri hızla dönüşürken Türkiye ne yapıyor? Bu soruların cevabını ve daha fazlasını bu hafta Ekonomi Gazetesi’ndeki köşemde tartıştım.
Savunma sanayiinde rekabet mi maraba kültürü mü?, 20 Ocak 2023.
The proliferation of AI-enabled military technology in the Middle East, IISS, 2 Nisan 2026.
İran’daki savaşın ardından Körfez toparlanır mı?
🎥 Haftanın Videosu
Geçtiğimiz hafta CNBCE-e’de Para Ekranı programında Şafak Tükle Uysal ile savaşın ardından Körfez’deki ekonomik dengelerin nasıl değişeceğini konuştuk. Bana göre kesin olan bir şey varsa o da savaştan sonra Körfez sermayesinin eskisi gibi dünyaya para saçmayacağı.
Zira öncelikle kendi yaralarını sarmaları gerekiyor. Bölge ülkelerinde birçok sanayi tesisi ve sivil altyapı İran’ın İHA ve roket saldırıları nedeniyle ağır hasar almış durumda. Bu nedenle ekonominin normale dönmesi için bu hasarların öncelikle ihya edilmesi gerekiyor.
Ama şimdiden mevcut fotoğrafa bakıp ‘Körfez bitti’ diyenler yanılıyor. Bu coğrafyada ilişki ağlarının bu kadar iyi bir şekilde buluşabileceği başka bir destinasyon yok. Özellikle Dubai bu anlamda istisnai bir konuma sahip. Daha önce de yazdığım gibi:
5-6 sene önce COVID-19’da ne olduğuna bakalım. Dünyanın her yeri gibi BAE de bir süre kapanmıştı. Dubaililerin en büyük kabusu olarak seyahatler de durmuştu. Ama BAE tedbirleri tüm dünyadan önce bitirip salgın hastalıktan eskisinden de güçlü çıktı. Hong Kong’a gidince hâlâ 3 hafta karantina otelinde kalmanız gerekirken, Dubai’de denize girebiliyordunuz.
Bana göre eğer bir şehrin var olmasının ana sebepleri ortadan kalkmadıysa, o şehir her zaman küllerinden doğar.
Her Cuma sabahı e-posta kutunuza gelen Global İşler+ bülteninde teknoloji, toplum, politika kesişiminde dünyada olup bitenlerin Türkiye’ye yansımalarını tartışıyorum. Esas işim olan Ussal Danışmanlık isimli danışmanlık şirketimde, irili ufaklı teknoloji şirketlerine kamu ile ilişkiler konusunda hizmet veriyorum.
🐦 Twitter: Türkçe: @ussal / İngilizce: @ussalEN
🔗 Linkedin: @ussal
📝 Medium: Ussal Şahbaz
🎧 Global İşler+ Podcast: Apple, Spotify
🎙️ 4x4 Podcast: Spotify




