Papa’nın yapay zekâ hakkında görüşlerinin Türkiye için önemi - 2026/19
ChatGPT'leşme, Hindistan & Yarı İletkenler, AB & Dijital Egemenlik, Teknoloji & Jeopolitik
Global İşler+ No.244 — 2026/19
Merhaba! Ben Ussal Şahbaz. Son iki haftada aramıza katılan 21 okurumuza hoş geldiniz diyorum! Böylece her hafta 10.956 okurumuzla buluşuyoruz.
Uzun süredir kafamı yoran bir konuya Papa açıklık getirdi. ChatGPT’nin en büyülk tehlikesi ne? Tehlike düşünce süreçlerimizin ChatGPT tarafından ele geçirilmesi. Bu haftaki köşe yazımda diyorum ki: İlk taslağını kendi yazamayan kişi düşünme becerisini; çırağı olmayan şirket ustasını; kurumsal muhakemesini kaybeden devlet ise egemenliğini kaybeder.
Bayramdan önceki hafta tartıştığımız Pax Silica’nın ilk somut çıktısı geldi: Hollandalı ASML Hindistan’a yatırım yapıyor!
Avrupa Birliği bir süredir beklenen Teknoloji Egemenliği Paketi’ni açıkladı. Bu paket daha çok konuşulur ve ülkemizde de birkaç sene boyunca mevzuat gündemini şekillendirir. İlk öğrenenlerden biri olmak istiyorsanız, detayları aşağıda.
Son olarak, geçen hafta Ankara’daki GMF etkinliğinde dünyada benzer konulara bakan Hintli, Afrikalı, Latin Amerikalı liderlerle yaptığımız sohbetlerden izlenimler var. Teknomilliyetçilik sadece ekonomiyi değil, toplumları ve küresel siyaseti de etkiliyor. Nasıl mı? Teknolojinin jeopolitiğin nasıl bir parçası haline geldiğine dair gözlemler en sonda.
İyi okumalar!
Papa’nın Yapay Zekâ hakkında görüşlerinin Türkiye için önemi
🖊 Global İşler Köşesi
Papa 14. Leo, geçtiğimiz ay “Magnifica Humanitas” (Muhteşem İnsanlık) adlı bir genelge yayımladı. Papalar bu uzun genelgeleri nadiren yayımlayıp, asrın önemli konularına dikkat çeker.
Mesela 1891’de Rerum Novarum isimli bir genelgede sanayi devriminin getirdiği sorunlar dini zeminde tartışılmış.
“Magnifica Humanitas” ise yapay zekâyı tartışıyor. Dikkat çektiği birçok husus arasında vardığı sonuç şu: Yapay zekâdan gelen esas risk, yapay zekânın gelişmesi ve çok kullanılması değil; doğal zekânın yapay zekâlaşması ve insanların bir yapay zekâ modeli gibi davranmaya başlaması.
Son dönemde bu husus farklı boyutlarıyla benim de dikkatimi çekiyor. Bilmem farkında mısınız, son zamanlarda özellikle internette okuduğumuz metinlerde “sadece.... değil, aynı zamanda...” kalıbının kullanımı çok arttı.
Oysa “not only... but also” kalıbı İngilizce’de yaygın olsa da dilimizde bu kadar yaygın bir kullanıma sahip değil. Herhalde bu kalıp, İngilizce’de dahi Shakespeare dönemine öykünerek yazanlar tarafından daha çok tercih ediliyordu; ta ki ChatGPT çıkana kadar.
Fakat bana göre “sadece.... değil, aynı zamanda...” diye yazılan tüm metinler ChatGPT’nin eseri değil. Bunların bazılarını artık insanlar yazıyor. Zira bu durum sadece metinlerin ChatGPT’ye yazdırılmasından değil, aynı zamanda insanların giderek ChatGPT’leşmesinden de kaynaklanıyor.
ChatGPTleşme meselesine ülkemiz özelinde bakalım: ChatGPT’leşme problemi hızla ödevlerden fabrikanızdaki kalite raporuna, şirketinizin teklif dosyasından bankaların kredi analizine, yönetim kuruluna yapılan sunumdan kamu kurumlarının hazırladığı raporlara ve hatta mahkeme iddianamelerine kadar yayılıyor.
ChatGPT’leşmek, vasatlığın hızlı ve prezantabl hâle gelmesidir. Peki, Türkiye’nin yine bir başka Vasatistan olarak adlandırılmasının önüne geçmek için ne yapmalı? ChatGPT kullanımını yasaklayalım mı? En azından 16 yaşından küçükler için yasaklayıp sakıncalı etkilerini sınırlasak olmaz mı?
Hayır! Marifet, yapay zekâyı doğru kullanmak. Peki, bunu bireyler ve Türkiye olarak nasıl başaracağız? Bu konudaki görüşlerimi Ekonomi Gazetesi’ndeki köşemde paylaştım.
Yapay zekâya karşı insan zekâsına dair Fareed Zakaria’nın ABD’deki Bard Üniversitesi’nin mezuniyet töreninde yaptığı konuşma da oldukça dikkat çekici.
Türkiye’deki insan sermayesi, yapay zekâ dönüşümüne ayak uydurabilecek mi? Bu konuda Dünya Bankası Nisan ayında bir çalışma yayımlamış.
Türkiye kalfa robotlar ve ustasız şirketlerle ayakta kalır mı?, 16 Mayıs 2025.
Yapay zekâya egemen olabilir miyiz?, 27 Şubat 2026.
Hindistan çip işinde ölçek büyütüyor
🗞️ Haftanın Haberi - 1
Daha önce bültenimizde Pax Silica’dan bahsederken, dünyada çip üreticisi olarak Tayvan ile birlikte üç ülkeden bahsetmiştik: Japonya, Kore ve Singapur. Bu ülkelere Çin ve ABD’yi de eklediğimizde, yarı iletken üretim ekosistemini domine eden 6 aktör olduğunu söylemek mümkün.
Ancak son dönemde çip konusu giderek daha da stratejik bir boyut kazanırken, yarı iletkenlerde dışa bağımlılığı azaltmak bazı ülkelerin öncelikli başlıkları arasına girmeye başladı.
Bu ülkelerden biri de Hindistan. AB ile Hindistan arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasının ardından Hollanda’da mevkidaşı Rob Jetten ile bir araya gelen Narendra Modi, dev bir anlaşmaya imza attı:
Hindistanlı Tata Electronics, Hollanda’nın ASML firmasından alacağı litografi makineleri ile Gujarat eyaletinde 11 milyar dolarlık bir tesis inşa etmeyi planlıyor.
Hindistan bu tesiste üretilen çipleri yapay zekâ, otomobil ve cep telefonu teknolojilerinde kullanmayı planlıyor.
Modi hükümeti, Hindistan Yarı İletken Misyonu (ISM) çerçevesinde önümüzdeki dönemde ülkede çip üretimi için yapılan yatırımları sübvanse edecek. Bu oranın her bir yatırımın %50’sine kadar çıkması öngörülüyor.
Hindistan, önemli bir otomobil üreticisi ve dünyanın ikinci büyük cep telefonu üreticisi. 2020’deki pandemi krizinin ardından Çin’e alternatif arz zincirleri kurmayı ve böylelikle Çin’e olan bağımlılığı azaltmayı hedefleyen Batı için önemli bir partner olarak öne çıkıyor.
ASML litografi makinelerinin üretiminde tekel pozisyonunda ve Hindistan’ın bu alanda bir yatırım yapması, ülkedeki teknoloji ekosisteminde ölçek büyütme hedefinin bir sinyali.
Avrupa Komisyonu dijital egemenlik alanında el yükseltiyor
🗞️ Haftanın Haberi - 2
AB Komisyonu bu hafta “Avrupa Teknolojik Egemenliği Paketi”ni (European Technological Sovereignty Package) kamuoyu ile paylaştı. Paketin içinde iki yasal düzenleme iki de stratejik döküman var:
Chips Act 2.0 - Çip Yasası 2.0
Cloud and AI Development Act - Bulut ve YZ Kapasitesini Güçlendirme Yasası
Open Source Strategy - Açık Kaynak Stratejisi
Strategic Roadmap for Digitalisation and AI in Energy - Enerji ve YZ Dijitalleşme için Stratejik Yol Haritası
Paketin içeriğine bakıldığında, AB’nin dijital alanda otonomi inşa etmek adına ciddi bir kavşakta olduğunu söylemek mümkün. Bu düzenlemeler, iş dünyasından kamu sektörüne, AB dış politikasından bireylerin AB içindeki hak ve özgürlüklerine kadar geniş bir alanı etkileyecek.
AB üyelik süreci donmuş olsa da teknik konularda AB uyum sürecinde önemli adımlar atan Türkiye bu başlıkları yakından takip etmeli.
Peki, AB Yapay Zekâ Yasası (AI Act), Dijital Pazarlar Yasası (DMA) ve Dijital Hizmetler Yasası gibi konularda ABD’deki Donald Trump yönetimi ile önemli sürtüşmeler yaşayan AB neden böyle bir adım atma gereği duydu? AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen’in bu konudaki değerlendirmeleri şöyle:
Hastanelerimizi işler durumda tutan, enerji şebekelerimizin istikrarını sağlayan ve hizmetlerimizin güvenliğini temin eden teknolojiler konusunda başkalarına bağımlı olmayı göze alamayız. Bu, vatandaşlarımızı korumak, çıkarlarımızı savunmak ve kendi tercihlerimizi yapabilmekle ilgilidir. Avrupa; yetenek, araştırma mükemmeliyeti, sanayi altyapısı ve Tek Pazar’a sahiptir. Bu güçlü yönleri birlikte teknolojik egemenliğe dönüştürmeliyiz.”
Görünen o ki, teknomilliyetçilik küresel ölçekte yükselişte. Komisyon’un üzerinde çalıştığı teknolojik egemenlik meselesinin AB’de sanayi, teknoloji, rekabet ve sibergüvenlik gibi birçok politika alanı üzerinde dönüştürücü etkisi olacak.
Tüm bunların yanı sıra, önümüzdeki dönemde Aleph Alpha ve Mistral AI gibi Avrupalı YZ şirketlerini yakından takip etmeli.
21. yüzyılda teknoloji ve jeopolitik
📅 Etkinlikler
Mayıs ayında Ankara’da GMF ve Stiftung Mercator tarafından ortaklaşa düzenlenen Brave New World? Technology and Geopolitics in the 21st Century” başlıklı çalıştaya bültenimizin editörü Hasan Selim Özertem ile birlikte katıldık.
Sadece Batılı ülkelerden değil, Hindistan, Meksika, BAE, Kazakistan ve Gana gibi birçok farklı ülkeden katılmcı ile yeni dönemde teknoloji başlığı ile jeopolitiğin nasıl iç içe geçtiğini tartıştık.
Tartışmalardan biri de teknolojideki gelişmelerin getirdiği üç temel riske odaklandı: tekno otokrasi, dijital kodamanların giderek güçlenmesi ve dijital anarşi. Bu üç risk devletlerin dijital alanı nasıl regüle edeceği tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Bu tartışmalar ise bireyin ve ulus-devletin egemenliğinin korunması başlıkları ile birlikte ele alınmak zorunda.
Büyük güçler bu tartışmalarda biraz daha avantajlı. Ancak orta ölçekli güçler (middle powers) ve Küresel Güney, bu tartışmalarda reaksiyoner mi kalacak, proaktif mi hareket edecek? Bu sorunun cevabı henüz tam belli değil.
Bu soruya tartışmacılardan birinin çizdiği çerçeve oldukça dikkat çekiciydi:
Türkiye gibi orta ölçekli ülkeler teknolojiye agresif bir şekilde yatırım yapmalı
Ulus devleti demokratik bir yaklaşımla korumalı
Dijital konularda yükselen tehditleri ve fırsatları yönetebilmek adına gönüllüler koalisyonu kurmalı
Mesele koalisyona gelince, tartışmanın kilitlendiği noktalardan biri de güven konusu oldu. Dijital kodamanların kâr endişesi ile devletlerin egemenlik sorunsalı çerçevesinde güven inşa etmenin ise iki anahtar boyutu söz konusu: çıkarlar ve değerler.
Önümüzdeki dönemde bu kavramlar güvenlik, kalkınma ve sosyal dinamikler çerçevesinde daha fazla tartışılacak.
Ankara’da konunun uzmanlarını bir araya getiren böyle bir çalışma yaptıkları için GMF Ankara Ofisi’nden Ceylan Akmanbilek ile Özgür Ünlühisarcıklı’ya ve Stiftung Mercator’dan da Jannes Tessman’a teşekkürler.
Toplantıya dair daha detaylı bir gözlem için Hindistan’ın önde gelen araştırma kuruluşlarından Asia Society uzmanlarından değerli dostum Arun Polcumpally’nin değerlendirmesine göz atabilirsiniz.
Her Cuma sabahı e-posta kutunuza gelen Global İşler+ bülteninde teknoloji, toplum, politika kesişiminde dünyada olup bitenlerin Türkiye’ye yansımalarını tartışıyorum. Esas işim olan Ussal Danışmanlık isimli danışmanlık şirketimde, irili ufaklı teknoloji şirketlerine kamu ile ilişkiler konusunda hizmet veriyorum.
🐦 Twitter: Türkçe: @ussal / İngilizce: @ussalEN
🔗 Linkedin: @ussal
📝 Medium: Ussal Şahbaz
🎧 Global İşler+ Podcast: Apple, Spotify
🎙️ 4x4 Podcast: Spotify






